Dogru kaynak Dogru kaynak Video Dogru kaynak Dogru kaynak

Rasyonalizm ve balca temsilcileri:)

dogrukaynak dev-Ders » Felsefe » Rasyonalizm ve balca temsilcileri:)
Hit : 8746
Tarih : 17 Ekim 2010 18:19
Yükleyen : Paylasimci
Oy Ver (1/2364) :
Rasyonalizm (Aklclk) Nedir

Aklclk veya rasyonalizm olarak da adlandrlan, bilginin doruluunun duyum ve deneyimde deil dncede ve zihinde temellendirilebileceini ne sren felsefi gr.

Aklclk, bilginin kaynann akl olduunu; doru bilginin ancak akl ve dnce ile elde edilebilecei tezini savunan felsefi yaklama verilen isimdir.Buna gre, kesin ve evrensel bilgilere ancak akl araclyla ve tmdengelimli bir yntemsel yaklamla ulalabilir.Dnya hakkndaki mhim olan bilginin sadece deney tesi yntemlerle elde edilebileceini savunur. Aklclk her bireyin eit ve deimez akli ve mantki ilkelere sahip olduunun kabul ile, eitli a priori ve apak hakikatlerin var olduunu kabul eder. Son zamanlarda, eitli dilbilimcilerin baz dilbilim kavramlar hakkndaki yazlar haricinde, a priori bilginin varl sklkla reddedilmi, kabul edilse dahi etki alan ve konumu daraltlmtr.

Bu gre gre, kesin bilgi rnei matematiktir. Hakikate ve eyann bilgisine sadece akl ile eriilebileceini savunur. Bu sebeple aklclk,deneyciliin kartdr. Akla kar yaklam pek ok balamda dindeki vahiyle yahut etikteki duygu ve hisle karlatrlan bir yaklamdr. Bununla birlikte felsefede akl genellikle igryle (ie domayla deil) karlatrlr.

Bat'da aklc gelenek Eleallar, Pitagoraslar ve Platon ile (akln kendine yeterlilii teorisi Yeni-platonculuun ve idealizmin baat temasdr) balar (Runes, 263). Aydnlanma'dan beri aklclk felsefenin hizmetine matematiin yntemlerini sunmaya alr. Descartes, Leibniz ve Spinoza buna rnek gsterilebilir (Bourke, 263). Aklclk Avrupa'da genellikle kta felsefesi olarak bilinir, nk ngiltere'de deneycilik daha baskndr. Nitekim Leibniz ve Spinoza gibi filozoflarn dnceleri, ngiliz deneyci filozoflarnkilerle sk sk karlatrlmtr. Fakat bu aklclk ve deneycilik akmlar ile filozoflarn aklc ve deneyci fikirleri detaylca incelendiinde pek doru bir eylem veya bak as deildir. Geni bir bak asndan bir filozof hem aklc hem de deneyci olabilir (Lacey, 286–287). Ar noktasnda, deneycilik deneyim d her trl bilgiyi reddeder ve her trl bilginin deneyim ile edinildiini savunur. Aklclk ise, ar noktada bilginin deneyim ve alg olmakszn saf akl ile tamamen ve en iyi ekilde edinilebileceini savunur. Yani deneycilik ile aklclk arasnda en temel tartma (insan) bilgi(si)nin kaynadr. Bununla birlikte, bu tm rasyonalistlerin doa bilimlerinin deneyimsel bilgi ve alglarn yardm olmadan tam anlamyla bilinebileceini ne srdkleri anlamini gelmez. Aslnda ou rasyonalist filozof deneyime de en azndan belirli oranda nem vermitir ve belirtilen derecede ar bir noktada bulunan herhangi bir rasyonalist okul ortaya kmamtr (Hatfield).

Felsef bir okul olarak aklclk ve ierdii temel ilkeler 18. yzylda byk bir eletiriye maruz kalmtr. Bununla birlikte bu dnemde de, saylar az da olsa, aklcl savunan filozoflar olmutur. rnein Alman Christian August Crusius ve yine Alman Moses Mendelssohn. 18. yzyl'da aklcla en byk eletiri deneyci evrelerden gelmitir. Bununla birlikte, rnein Alman filozof Kant da geleneksel aklc dnce okulunu tenkit etmitir.Kant eletirel bir deerlendirmeyle yeni bir rasyonalizm fikrini temellendirmeye ynelir.Rasyonalizm gelenei balangcndan itibaren ele alndnda karmza pek ok farkl trlerde rasyonalizm yorumlar ya da yaklam biimiyle karlalr.
Tanm ve Genel Tarihe
Aklclk, bilginin kaynann akl olduunu; doru bilginin ancak akl ve dnce ile elde edilebilecei tezini savunan felsefi yaklama verilen isimdir. Buna gre, kesin ve evrensel bilgilere ancak akl araclyla ve tmdengelimli bir yntemsel yaklamla ulalabilir.Dnya hakkndaki mhim olan bilginin sadece deney tesi yntemlerle elde edilebileceini savunur. Aklclk her bireyin eit ve deimez akli ve mantki ilkelere sahip olduunun kabul ile, eitli a priori ve apak hakikatlerin var olduunu kabul eder. Son zamanlarda, eitli dilbilimcilerin baz dilbilim kavramlar hakkndaki yazlar haricinde, a priori bilginin varl sklkla reddedilmi, kabul edilse dahi etki alan ve konumu daraltlmtr.
Bu gre gre, kesin bilgi rnei matematiktir. Hakikate ve eyann bilgisine sadece akl ile eriilebileceini savunur. Bu sebeple aklclk, deneyciliin kartdr. Akla kar yaklam pek ok balamda dindeki vahiyle yahut etikteki duygu ve hisle karlatrlan bir yaklamdr. Bununla birlikte felsefede akl genellikle igryle (ie domayla deil) karlatrlr.
Bat'da aklc gelenek Eleallar, Pitagoraslar ve Platon ile (akln kendine yeterlilii teorisi Yeni-Pltonculuun ve idealizmin baat temasdr) balar (Runes, 263). Aydnlanma'dan beri aklclk felsefenin hizmetine matematiin yntemlerini sunmaya alr. Descartes, Leibniz ve Spinoza buna rnek gsterilebilir (Bourke, 263). Aklclk Avrupa'da genellikle kta felsefesi olarak bilinir, nk ngiltere'de deneycilik daha baskndr. Nitekim Leibniz ve Spinoza gibi filozoflarn dnceleri, ngiliz deneyci filozoflarnkilerle sk sk karlatrlmtr. Fakat bu aklclk ve deneycilik akmlar ile filozoflarn aklc ve deneyci fikirleri detaylca incelendiinde pek doru bir eylem veya bak as deildir. Geni bir bak asndan bir filozof hem aklc hem de deneyci olabilir (Lacey, 286–287). Ar noktasnda, deneycilik deneyim d her trl bilgiyi reddeder ve her trl bilginin deneyim ile edinildiini savunur. Aklclk ise, ar noktada bilginin deneyim ve alg olmakszn saf akl ile tamamen ve en iyi ekilde edinilebileceini savunur. Yani deneycilik ile aklclk arasnda en temel tartma (insan) bilgi(si)nin kaynadr. Bununla birlikte, bu tm rasyonalistlerin doa bilimlerinin deneyimsel bilgi ve alglarn yardm olmadan tam anlamyla bilinebileceini ne srdkleri anlamini gelmez. Aslnda ou rasyonalist filozof deneyime de en azndan belirli oranda nem vermitir ve belirtilen derecede ar bir noktada bulunan herhangi bir rasyonalist okul ortaya kmamtr (Hatfield).
Felsef bir okul olarak aklclk ve ierdii temel ilkeler 18. yzylda byk bir eletiriye maruz kalmtr. Bununla birlikte bu dnemde de, saylar az da olsa, aklcl savunan filozoflar olmutur. rnein Alman Christian August Crusius ve yine Alman Moses Mendelssohn. 18. yzyl'da aklcla en byk eletiri deneyci evrelerden gelmitir. Bununla birlikte, rnein Alman filozof Kant da geleneksel aklc dnce okulunu tenkit etmitir. Kant eletirel bir deerlendirmeyle yeni bir rasyonalizm fikrini temellendirmeye ynelir. Rasyonalizm gelenei balangcndan itibaren ele alndnda karmza pek ok farkl trlerde rasyonalizm yorumlar ya da yaklam biimiyle karlalr.

Antik a Felsefesinde Rrasyonalizm
Rasyonalizm gelenei Elea Okulu ile birlikte balatlabilir. lk aklc filozof Parmanides'tir denilebilir. Ona gre duyumlar deiebilen eyler olduklarndan bilginin temeli olamazlar, aksine akln deimeyen ilkeleri bilginin temeli olabilir. Eleal Zenon, hocas Parmanides'in aklcl daha ileriye gtrmtr. Duyularn gvenilmezliini kantlayan paradokslarnn ardnda rasyonalizm dncesi temellendirilir. Platon ise idealar teorisiyle rasyonalizmin belli bal bir kuram olarak ekillendiren isim olarak anlr. Platon, rasyonalizmin yntemsel ilkesi olarak bilinen tmdengelimli ynteminde n isimlerindendir. Ayrca Aristotales'i de aklcln kurucu isimlerinden biri olarak belirtmek gerekir.
Antik ada Rasyonalizm (Aklclk) Nedir

Rasyonalizm gelenei Elea Okulu ile birlikte balatlabilir. lk aklc filozof Parmanides'tir denilebilir. Ona gre duyumlar deiebilen eyler olduklarndan bilginin temeli olamazlar, aksine akln deimeyen ilkeleri bilginin temeli olabilir. Eleal Zenon, hocas Parmanides'in aklcl daha ileriye gtrmtr. Duyularn gvenilmezliini kantlayan paradokslarnn ardnda rasyonalizm dncesi temellendirilir. Platon ise idealar teorisiyle rasyonalizmin belli bal bir kuram olarak ekillendiren isim olarak anlr. Platon, rasyonalizmin yntemsel ilkesi olarak bilinen tmdengelimli ynteminin de nde isimlerindendir. Ayrca Aristoteles'i de aklcln kurucu isimlerinden biri olarak belirtmek gerekir.
Kantgil Rasyonalizm (Aklclk) Nedir

Rasyonalizm konusunda en temel eletirileri, kendisi de zgl bir rasyonalist olan Kant'tan gelir.

Kant "Saf Akln Eletirisi" (1781) isimli eserinde bu noktadaki temel eletirisini ortaya koymu ve felsefi ilkelerini aklamtr. Hem amprizmin hem de rasyonalizmin felsefi problemleri eletirel bir ekilde deerlendirilerek Kant felsefesinde almaya alld grlr.

Bu bakmdan eletirel felsefe olarak adlandrlan felsefe geleneinin kurucusu Kant'tr ve o bu yolla ampirizmin ve rasyonalizmin yetersizliklerinden kurtulmaya almtr. Kant insan bilgisinin snrlarn ve yapsn sorutururken, bir yanda akln kuramsal statsnn belirlenmesi ile ilgilenmi te yandan da her tr deneyimin kuramsal snrlarn belirlemeye almtr.

"Saf Akln Eletirisi"de zellikle deneyimin zorunlu doasnn incelenmesine ynelik kapsaml bir giriim vardr. A priori ve a posteriori bilginin varln kabul eden Kant, bunlar farkl bilgi trleri olarak snflandrr ve nceki felsefe geleneklerinin yetersizliklerini bu kategoriler ekseninde deerlendirir.
Hegelci Rasyonalizm (Aklclk) Nedir

Rasyonalizm gelenei Parmanides'ten Hegel'e uzanan bir geliim izgisi gsterir, bu izgi zerinde birbirinden ok farkl aklclk anlaylaryla karlalr. Farkl rasyonalizm tanmlarna ramen; doruluun lsn akl olarak ele almasn bu felsefe geleneinin ortak bir esi olarak ele alrsak, sz konusu dncenin doruk noktasnda Hegel ile karlalr. Hegelci diyalektik yntem rasyonalizmin kendi iinde kendini temellendirmesinin bir yntemi olarak ortaya kmtr. Hegel'in nl sav sz, "Gerek olan her ey ussal, ussal olan her ey gerektir" deii, tm bir rasyonalizm geleneinin en zl ifadesi olarak grlr.
Aydnlanma ve Rasyonalizm (Aklclk) Nedir

Aydnlamaclk ile birlikte akl ve aklclk kavramlar farkl bir anlam daha kazand. Felsefi bir vurgudan te, feodal ve dini messese ve uygulamalar ile sosyal ve politik uygulamalar akl nda ve akl baz alarak eletiren kiilere rasyonalist ad verilmeye baland ve bu tip eletirel yaklam da rasyonalizm olarak anlmaya baland.

Burada felsefi ilkelerin ayn zamanda toplumsal dzenlemelerde yeni bir ynelimin kurucu ilkeleri haline gelmesi sz konusudur. Bu anlamda rasyonalizm akl kurucu ilke olarak benimseyen ve dinsel toplumsal rgtlenmelere kar aklc toplumsal dzenlemelerini temel alan yaklamlar ifade eder.

Kant'n "aydnlanma nedir" sorusuna verdii, "insann kendi akln kullanmasdr" eklindeki cevab, akl'n aydnlanmaclkta felsefi bir ilke olduunu gsterir.Buna gre evrensel bir dayanak noktas olan akl, toplumsal yaamn herkes iin geerli olabilecek aklc bir dzenlemesini mmkn klabilece





TEMSLCLER

Rasyonalist Filozoflar ve Dnrlerin Listesi
Sokrates
Platon
Farabi
Hegel
• Parmenides Kimdir
• Eleal Zenon (Xenon) Kimdir
• Aristoteles Kimdir
• Isaac Asimov Kimdir
• Rene Desacartes Kimdir
• Benjamin Franklin Kimdir
• Sigmund Freud Kimdir
• Robert Anson Heinlein Kimdir
• Immanuel Kant Kimdir
• Gottfried Leibniz Kimdir
• Thomas Paine Kimdir
• Thomas Hobbes Kimdir

SOKRATES

M.. 469-399 yllar arasnda yaam olan nl Yunanl dnr. Platon'un hocas olan Sokrates, yazl hibir ey brakmam, tm zamann zellikle genlerle felsefe tartarak geirmitir. Grleri, tartmalar yeni iktidarn temsilcileri tarafndan beenilmeyen Sokrates, 'yeni tanrlar icad ettii, gr ve tartmalaryla, genleri batan ikardigi' gerekesiyle lme mahkum edilmitir.

Sokrates'in felsefedeki ve felsefe tarihindeki nemi, onun bilinli ve ahlaki kiiliin bulunduu yer olarak ruh kavramn bulmu olmasndan kaynaklanr; felsefenin merkezine insan geiren, insann kendisiyle, evrenle ve toplumla olan ilikisinin ne olduunu ve ne olmas gerektiini aratran, insan yaamnn kiisel, toplumsal ve ahlaki boyutunu n plana ikaran Sokrates, insanlara zsel bileenlerinin ruh olduunu, onlarn ruhlarna zen gstermeleri gerektiini anlatmaya alismis, bu dncesini ifade etmek, onu eylemleriyle somutlatrmak iin de, yaz k iplak ayakla ve ince bir entariyle dolamtr.

Fizii itibariyle irkin biri olan Sokrates, insanlarn yzlerini ve fiziki yaplarn deitiremeyeceklerini, fakat ruhlarn ve karakterlerini deitirip gelitirebileceklerini belirtmitir. Buna gre, Sokrates, felsefesinde hereyden nce, insann doas, ihtiyalar, amalar ve deerleri zerinde durmu, neyin onu tamamlayacan aratrmtr.

O, ayn ereve iinde, dilin doasyla ilgilenmi ve dnme, anlam, mantk ve tanm konusunu ele almtr. Yaad dnemde youn bir kavram kargaasnn hkm srdn, bunun ahlak alann da kapsadn dnen Sokrates, bilgeliin, adaletin, cesaretin, v.b. anlamnn ne olduu bilinmedike, bilgece, adil ya da cesurca eylemekten sz edilemeyeceini iddia etmitir. nk ayn szckleri ya da kavramlar kullanan insanlar, bu szck ya da kavramlarla farkl eyleri kastediyorlarsa eer, Sokrates'e gre, bu, insanlarn anlatklarn sanarak anlamadan konutuklar anlamini gelir ve sonu, kargaadan baka hibir ey olmaz. Kargaa, Sokrates'e gre, hem entelektel ve hem de ahlaki ynden olur. Ona gre, entelektel olarak szck ve kavramlar, sizin kullandnz anlamdan farkl bir anlamda kullanan biriyle tartarak, bir kavga dnda, hibir yere varamazsanz ve ahlaki olarak da, sz konusu szckler ahlaki fikirlere karilk geldii zaman, sonu bir anariden baka bir ey olmaz. Sokrates ite bu kargaay sona erdirmek, insanlara ahlaki gelimelerinde yol gstermek iin, bir tartma ve gretim yntemiyle, bir tanm yntemi gelitirmi ve tartmalaryla, evrensel deerlerin zn ve gerek anlamn ortaya koymaya alismistir.

Platon
Yunan filozofudur. Sokrates'in rencilerindendir. Sokrates lm cezasna arplnca (M.. 399) Atina'dan ayrlan Platon (M.. 429-347), Msr ve Gney talya'ya yolculuklar yaptktan sonra Dionysos I'in kaynbiraderi Dion tarafndan Syrakusai'e arld. Bir sre sonra Atina'da kendi felsefe okulunu (Akademia) kurup Dionysos I'in lmnden (M.. 367) sonra yeniden Syrakusai'e giderek, Dionysos II'yi bir "dnr-kral" olarak yetitirmeye alt.
M.. 361'de nc kez Syrakusai'e gidip gen kralla antlamazla dt iin ksa bir sre cezaevine kapatldktan sonra Atina'ya dnd. rken akademisini yeenine brakt.
Platon'un yaptlar 35 syleiden (diyaloglar) oluur. Platon, matematik prensiplere hayrand. O, dier konularn da matematik prensiplere dayandrlmasn istiyor, matematiin bir kesinlik ls olduuna inanyordu. Matematik, felsefe iin bir giri idi. O bakmdan Platon, Akademia'nn kapsna "Geometri bilmeyen buradan ieri girmesin" diye yazdrmtr.
Platon felsefesi, aklclk ve spiritalizmin temalarndan esinlenerek bu iki felsefe akmnn bir tr bileimini oluturmutur. Gerei aratrmak iin Sokrates'in soru yant yntemini felsefenin btn alanlarna yayan Platon'a gre, anlalabilir bir dnyada idealar, gerek varl oluturur; sezgilenen her ey, bu idealarn birer eksik ve deiken yansmasdr.
Platon, gereklii iki blme ayrmtr. Birinci blm, duyular dnyasdr. Bu dnya hakkndaki yaklak ve mkemmel olmayan bilgilerimizi, be duyumuzu kullanarak edinebiliriz. Duyular dnyasndaki her ey iin "her eyin deitii" ve hi bir eyin sonsuza dek var olmad gerei geerlidir. Duyular dnyasnda hi bir ey var deildir; burada bir eyler ortaya kar ve sonra ortadan kaybolur. kinci blm idealar dnyasdr. Aklmz kullanarak bu dnya hakknda kesin bilgilere ulaabiliriz. dealar dnyas, duyularla alglanamaz. Buna karlk idealar (ya da biimler) mutlak ve deimezdir.
Platon, insanlarn ikiye ayrlm yaratklar olduunu dnr. "Deien" bir vcudumuz vardr. Vcudumuz, duyular dnyasna bamldr ve bu dnyadaki dier eylerin kaderini paylar. Tm duyularmz vcudumuza baldr ve dolaysyla gvenilmezdir. Ancak bizim bir de lmsz bir ruhumuz vardr ki bu ruh, akln yuvasdr. Ruh, maddesel olmad iin idealar dnyasna girebilir. Platon daha da ileriye giderek, ruhun bir vcuda yerlemeden nce de var olduunu ve ruhun nce idealar dnyasnda var olduunu sylyordu.
Platon'a gre anlalabilir dnyay topluca kavramay salayan yce bilgi, diyalektiktir. dealar, birbirinden ayr gereklikler deil, ayn ile bakann, bir ile okun, son ile sonsuzun karmasndan oluan karmlardr. Dolaysyla, idea ve anlalabilir gerek de birer karmdr.
Platon'a gre insan vcudu e ayrlr-ba, gs ve karn. Bu blmlerin her biri ruhsal bir erdeme karlk gelir. Ba akla, gs isteme, karn da haz ya da arzuya karlk gelir. Bu ruhsal yeti, bir ideale ya da bir deere balanabilir. Akl,
bilgelie ulamaya alr; istek cesaret gsterir; arzu da insann ll olmas iin denetlenir. nsann bu blm bir btn ierisinde hareket etmeye balad zaman uyumlu ya da "btnlkl" bir insan ortaya kar.
Platon, "Devlet" adl diyalounda "ideal devlet"i anlatr. Burada anlatlan rnek bir devlet ya da "topik" bir devlettir. Platon, bu devletin filozoflar tarafndan ynetilmesi gerektiini syler. Platon, tpk bir insan vcudu gibi yaratlm bir devlet dnr. Bu devlet ayn ekilde e blnmtr. Vcudun "ba", "gs" ve "karn" olduu gibi devletin de yneticileri, bekileri (veya askerleri) ve ticaretle uraanlar (bunlara zanaatkrlar ve kyllerde dahildir) vardr. Ona gre salkl ve uyumlu bir insan nasl dengeli ve lml ise, "adil" bir devlet de herkesin btn iindeki yerini bilmesiyle ortaya kar.
Platon'un felsefesinde genel olarak geerli olduu gibi, onun devlet felsefesi de rasyonalizmden etkilenir. yi bir devlet yaratmann yolu, bu devletin mantkla ynetilmesinden geer. Ban vcudu ynetmesi gibi toplumu ynetenler de filozoflar olmaldr.
Platon, kadnlarn da erkekler gibi ynetici olabileceklerini sylyordu. Bunun da nedeni, yneticilerin siteyi ynetmesinin tam da aklla mmkn olmasyd. Kadnlar da erkekler gibi ayn manta sahipti. Kadnlar yetitirmeyen bir devletin yalnzca sa kolunu altrp glendiren bir insana benzediini syler.
Platon, aile ve zel mlkiyeti de reddediyor, bunlarn devleti ynetenler ve koruyanlar tarafndan idare edilmesini savunuyordu. Grleriyle Plotinus'u ve Hristiyan din bilimcileri etkilemi olan Platon'un balca syleileri arasnda Devlet, len, Phaidon, Gorgias, Protagoras saylabilir
.
FARAB

870-950 yllar arasnda yaam olan slam dnrdr.

Sistemi Aristoteles mantna dayanan aklc bir metafizikten oluan, Aristoteles'in sistemini Plotinos'un grleri yardmyla, slam inanc ile uzlatrmaya alan Farabi, Tanr'nn var oluunu kantlarken, Aristoteles'in aklyrtme izgisini takip etmitir. Ona gre, bu dnyadaki nesneler hareket etmekte, deimektedirler. Dnyadaki nesneler hareketlerini bir ilk Hareket Ettiriciden almak durumundadrlar. Bu ilk Hareket Ettirici ise Tanr'dr.

Farabi, varlk anlaynda, mmkn ya da olumsal varlklar adn verdii nesneler ile Tanr arasndaki farkllk ve ayrl, mmkn varlklarn Tanr'dan, ilk varlktan sudur ettiklerini syleyerek aklamaya ve temellendirmeye alr. Farabi'ye gre, ilk varlk, Tanr, varlk takn yoluyla evrendeki btn varlk dzenini 'doal bir zorunlulukla' meydana getirir. Evren Tanr'nn deerine hibir ey katmaz. Yetkin bir varlk olan Tanr'nn hibir eye ihtiyac yoktur. Tanr'yla evren arasndaki ilikiyi, evrenin Tanr'dan sudur, trm yoluyla ve zorunlulukla ktn syleyerek aklayan Farabi'ye gre, evren ayn zamanda Tanr'nn sonsuz cmertliinin bir sonucudur. Tanr, Farabi'nin sisteminde her eydir.

Tanr seven, sevilen ve sevgidir. O bilen, bilinen ve bilgidir. Tanr her ey olduuna ve hibir eye ihtiya duymadna gre, Farabi bu noktada, mmkn varlklarn var olular iin, Tanr'nn yalnzca kendisini konu alan bilme faaliyetine bavurur. Buna gre, yaratklar, Tanr'ya en yakn 'akllar' halinde Tanr'dan kp varla gelirler. Onun sudur, trm anlayna gre, Tanr'nn kendi tzn bilmesinden birinci akl doar; bu akln Tanr'y bilmesinden ise, ikinci akl trer. Bylelikle, ortaya srasyla 10 akl kar; onuncu akl, etkin akldr (akl faal). Birinci akln varl, Tanr dolaysyla zorunlu, ama kendi znde mmkndr; ilk akl, kendini bu niteliiyle bildii iin, onun maddesinden birinci gk kat, formundan da (suretinden de) o gk katnn ruhu sudur eder. Bylelikle on akldan her birinin karl olarak bir gk kat trer. Madde de Tanr'dan sudur etmitir. Belirsizlik demek olan madde, Tanr'ya en uzak olan varlktr. Etkin Akl insan ruhunun da nedenidir.

nsan anlaynda, Farabi insann ruh ve bedenden meydana geldiini syler. Bedenin yetkinlii ruhtan, ruhun yetkinlii ise akldan kaynaklanmaktadr. Ruhun balca grevleri eylem, anlama ve alglamadr. Ona gre, bitkisel, hayvani ve insani olmak zere, tr ruh vardr. Bitkisel ruhun grevi, bireyin yetime ve gelimesi ile soyun srdrlmesi, hayvansal ruhu grevi iyinin alnp ktden uzak durulmas, insani ruhun grevi ise gzelin ve yararlnn seilmesidir. Farabi ahlak anlaynda, insann akl yoluyla iyi ve kty ayrt edebileceini savunur. nsan iin ama mutluluk, en byk erdem de bilgeliktir. Farabi'ye gre, en yksek iyi olan mutluluk, etkin akl ile birlemek yoluyla gerekleir. Zira, insan kendisini anlamak iin evreni anlamak, evreni anlamak iin de evrenin amacn kavramak durumundadr. Evrenin esas ve en yksek amacn anlamak, insan iin gerek mutluluktur. nsann kendisini ve evrenin amacn anlamaya kalkmas ise, bilim ve felsefe yapmakla ilgili bir eydir. nsan aklnn en yksek dzeyde yetkinlemesi, insan akln Etkin Akl'a yaklatrr.

Friedrich Hegel Kimdir(1770-1831)

Byk bir sistem kurarak, Kant'n imkansz olduunu syledii eyi gerekletirmi, yani rasyonel bir metafizik kurmu olan nl Alman filozofudur.

Gnmzde Almanya'nn gneybatsnda yer alan Stuttgart, Wrttemberg'de doan idealist Alman filozoftur. Etkisi, hem onu takdir edenler (Bradley, Sartre, Kng, Bauer, Stirner, Marx) hem de acmaszca eletirenler (Kierkegaard, Schopenhauer, Nietzsche, Heiddegger, Schelling) gibi ok farkl konumlardaki insanlar zerinde ok geni bir yelpazede olmutur.

Felsefenin srekli tartlan sorunlarnn fasit dairesinin dna kmak iin, muhtemelen felsefede ilk kez, tarih ve yapnn nemli olduunu ileri srd. Efendi-kle diyalektiinin kavramsallatrmas zfarkndalk olumas iin tekinin neminin altn izdi.

Bir memurun oluydu. Tbingen'de ilahiyat okuduktan sonra Bern ve Frankfurt'ta felsefe retmenliine balad. 1805'te Jena niversitesine profesr oldu. Balangta Schelling'in znel idealizm felsefesine inanm grnyordu, sonradan kendine ayr bir sistem kurup onun savunmasn yapmaya balad. Kurduu bu felsefe sistemini 'phanomenologie des Geistes' adndaki eserinde anlatmtr. Bir sre Nrnberg'de kaldktan sonra Berlin ve Heidelberg niversitesinde profesrlk yapt. Bu devrede yazd eserler arasnda 'Mantk Bilimi' ve 'Felsefe Ansiklopedisi' dikkati ekti.

Hegel'in kurduu sisteme 'diyalektik mantk' denilir. Buna gre bir fikir(yani tez), karsndaki baka bir tezle (anti-tezle) karr, bundan yeni bir anlay doar ki buna sentez denilir.

Hegel, Kant'n felsefesine inanmakla beraber onun fikirlerini yetersiz buluyordu. Kant'n aksine insanlarn her eyi renebileceklerine inanmt. Hegel'e gre dnya demek mantk demekti. nsanlar mantn snrlarn zdkleri anda beerin snrlarn da zm olacaklard. Hegel'e gre, biricik, canl felsefe, elimelerin -daha dorusu kartlarn- felsefesidir; iek, meyvenin ortaya kmasna yol aar, ama meyvenin ortaya kmas iin de, iein ortadan kalkmas gereklidir. Demek ki remenin gerei, hem iek hem meyve olmaktr. m hem ortadan kaldrmadr, hem yeniden douu salayan kouldur.

Hegel mrnn son yllarn Berlin'de geirdi. 1831 yaz ve sonbahar boyunca sren kolera salgnnn son kurbanlarnda biri oldu. 14 Kasm'da ksa sren bir hastalktan sonra aniden lmtr.

1770-1831 yllar arasnda yaam olan Hegel'in temel eserleri-Phanomenologie des Geistes (Tinin Fenomenolojisi), Wissenschaft der Logik (Mantk Bilimi), Enzyklopadie der Philosophischen Wissenschaften im Grundrisse (Felsefi Bilimler Ansiklopedisi), Grundlinien der Philosophie des Rechts (Hukuk Felsefesinin lkeleri).


1-Parmenides Kimdir

Parmanides, doa filozoflarndan saylmakla birlikte Antik Yunan felsefesinde rasyonalizm geleneinin ilk filozoflarndan biridir. M.. 600 ile M.. 500'lerde yaad ve yalnzca dnr olarak deil yasa koyucu ve devlet adam olarak da rol oynad sanlmaktadr.

Parmenides'e gre, evrende deien hibir ey yoktur. Gereklik, yani varlk, mutlak anlamda birdir, kalcdr, sreklidir, yaratlmamtr, yok edilemez; o ezeli ve ebedidir; onda hareket ve deime yoktur.

Parmenides'in Felsefesi

Mantk diyalektik'in ilk kullanclarndadr. Felsefi grlerinde Anaximenes, Xenophanes ve Pythagorasilar'n etkileri olduu grlr, ancak o daha ok kavramsal dnmeye ynelmitir. Doru ile sany kavramlar zerinden ayrmaya alr. Onun birci gr, bir takm mantksal karsamalarla evrende deiimin olmadn kantlamaya alr. Gereklik ebedi ve deimez olan, yaratlmam ve yok edilemez olan, srekli ve kalc olan birdir. Varlk var olan gelmitir, paral deil bir btndr, hareket ve deiim sz konusu deildir.

Varlk hakknda sylenebilecek tek ey varln var olduudur. Bylece ortaya zdelik ilkesi kmtr. "Varlk var olandr, hilik ya da var olamayan var deildir" der Parmanides. Yalnzca var olan dnlebilir ve var olmayan dnlemez. Buna bal olarak da yaadmz dnyann bir grnler dnyas olduu, gerek olmad nermesine varlr. Ontolojik dzlemde grn ile gereklik, epistemolojik dzlemde aklsal ile duyumsal olann ayrtrlmas bylece ortaya konulmu olunmaktadr. Onun gelitirdii anlamda diyalektik, salt kavramlarla dnme yntemidir.

Parmenides'ten gnmze Doa stne adnda sadece fragmanlar bulunan uzun iiri kalmtr. Parmenides bu iirinin kendisine Tanra'nn hakikati ilham zerine gen yata kaleme almtr. iirinde Parmenides Tanra'nn katna ykseltildiini ve dizelerini ondan aldn syler. Parmenides'in dnemindeki dier yazarlarda da gkyzne ykselme veya cehenneme inii temas sk grlmektedir. Eser iki blme ayrlmaktadr; ilk blmde hakikat ikinci blmde illzyon dnyas ele alnr. Duyu dnyas yanlg retir. Grnenlerin ardnda deimeyen, snrlanmayan, blnmeyen bir ey bulunmaktadr ancak bu fenomenal dnyann algsndan dorudan karlamaz. Grnen fizik dnyann gndelik algs illzyon retir (Parmenides buna doxa der) dnyann gereklii ise yukarda sfatlar saylan "Bir Varla" dayanr.

Parmenides'in Pisagor, Empedokles ve dierleri gibi peygamber, byc ve ifac olduu, felsefesini mitoloji ve kark mistik vizyonlarla edindii ve dizelerle sunduu sylenmitir nk kendisi ne srd felsefeyi yer alt dnyasnn Tanras Tartaros'dan aldn sylemitir. Eserde Tanrann u ifadeleri de bunu gstermektedir:

"Ho geldin lmsz srclerin kendisiyle ilgilendii ve yolculuunda seni bulunduumuz yere ksraklarn tad gen adam. Bu yolda seni bekleyen kt kader yok ve bu yol insanlarn genelinin hak ve adalet dnda kt bir yol da deil. Burada her eyi, iinde hibir doru inancn olmad lmllerin hakikat ve grlerinin etrafnda dolat sarslmaz kalbi bulacaksn."


2-- Eleal Zenon (Xenon) Kimdir

Aristotelese gre Eleal Zenon (yaklak olarak 490-430), dncenin dt gelimeler retisi anlamndaki dialektikin bulucusudur. Zenon, Parmenidesin Bir Olann biricik gerek varlk olduu retisini, okluu ve hareketi varsaymann dnlemeyeceini, byle bir dncenin elimelere srkleyeceini gstermeye almakla desteklemitir. Bunu da o, oklua ve harekete kar ileri srd pek n salm olan kantlaryla yapmtr.

okluun olamayacan gsteren kantlardan birine gre Nesneler bir okluk iseler, hem sonsuz kk, hem de sonsuz byktrler. nk var olan bler de, bu bldmz paralarn artk blnemez noktalar olduunu dnrsek, bunlar bykl olmayan bir hi olurlar; bir araya getirirsek bunlar, yine olumlu bir byklk elde edemeyiz; bykl olmayan bir eyin kendisine eklenmesiyle hibir ey, byklk bakmndan bir ey kazanmaz. Bu paralar uzaml – uzayda yer kaplyorlar – diye dnrsek, oun bir araya gelmesiyle sonsuz bir byklk meydana gelecektir. kinci bir kanta gre Nesneler ok iseler, sayca hem sonlu, hem de sonsuz olurlar.

Sayca sonludurlar, nk ne kadar iseler o kadar olacaklardr, daha ok ya da daha az olamayacakladr. Sayca sonsuzdurlar da nesneler, nk boyuna birbirlerinin snrlarlar, bylece de kendilerini baka nesnelerden ayrrlar; bu baka nesnelerin kendileri de yine yaknlarndaki nesnelerle snrlanrlar ve bu byle srp gider. nc bir kantta Zenon “her ey uzaydadr” deyince uzayn da bir uzay iinde bulunmas, uzayn iinde bulunduu bu uzayn da yine bir uzayda bulunmas gerekir diyor bu da bylece sonsuzlua kadar gider. Hareketin gerekliine kar Zenonun ileri srm olduu kantlar Aristotelesteb reniyoruz. Bunlarn arasnda en ok bilineni, Akhilleus ile kaplumbaa arasndaki yar kantdr.

Bu yarta, kendisinden biraz nce yola kan kaplumbaaya Akhilleus hibir zaman yetiemeyecektir, nk balangtaki kaplumbaa ile kendi arasndaki mesafeyi komak iin geen zaman iinde kaplumbaa, az da olsa, biraz ilerlemi olacaktr. Akhilleusun bir de bu aral komas gerekecektir, ama bu arada kaplumbaa, pek az da olsa, yine biraz ilerlemiti; bu bylece sonsuzlua kadar gider. Bu kantn zn bir baka kantta daha iyi grebiliyoruz “ Bir kou pistinin sonuna hibir zaman ulaamazsn”, nk pistin nce yarsn geride brakmak zorundasn, bu da bylece sonsuzlua kadar gider.

Sonlu bir zaman iinde sonsuz saydaki uzay aralklar nasl geilebilir Bir baka kant “ Uan ok durmaktadr”, nk bu ok her anda belli bir noktada bulunacaktr; belli bir noktada bulunmak demek de durmak demektir; ama hareketin her bir annda duruyorsa, ok , yolunun btnnde de durmaktadr. u son kant da hareketin greliine – relatifliine –dayanmaktadr Belli bir noktalar dizisi, biri durmakta olan, teki de ters dorultuda ilerleyen iki dizinin yanndan geerse, ayn zaman iinde hem byk, hem de kk bir mesafeyi gemi olacaktr, yani bu dizinin ayn zaman iinde eitli hzlar olacaktr, hareketini duran ya da ters dorultuda ilerleyen dizi le ltrdmze gre.

Zenonun bu keskin antinomialar, tabii, yalnz unu gstermek iin Varolan bir okluk ve hareket diye dnrsek elimelere deriz, yle ise Var olan ancak “bir” ve hareketsiz olabilir.

3--Aristoteles Kimdir

Aristotelesin (384 –322) doduu yer, Selanik yaknlarndaki Stageiros. Eski bir hekim ailesinden. Aristoteles daha 19 yanda iken Atinaya gelip Platonun Akademiasna girdi. Platonun lmne kadar hi ayrlmadan burada kald. 343 ylnda Makedonya Kral Philipp kendisini olu skenderi yetitirmek zere sarayna ard.

skenderin eitimi ile aa yukar yl urat. skender'in Asya seferine kmas zerine de Atinaya gidip burada kendi okulunu kurdu. Bu okul, bilimsel ilgilerinin okyanll, retimindeki disiplini, planl aratrma ve almalaryla az zamanda Akademiay glgede brakm, lkan bundan sonraki bu gibi bilim ocaklarna rnek olmutur. Aristoteles, felsefi konuma ve tartmalar, Platon gibi oturarak deil de bir yukar bir aa gezinerek yapt iin, bu okula Peripatos (Gezinenler) ad da verilir.

skenderin lmnden sona Atinada Makedonyaya kar kmldamalar balaynca, Makedonya saray ile olan yakn ilgileri dolaysyla g durumda kald. Nitekim hemen amini*likle sulandrlm, Sokratesin bana gelene uramamak iin, Khalkise gitmi, burada bir yl sonra bir mide hastalndan 62 yanda iken lmtr.

Yaptlar

Daha Akademiada alrken geni bir okuyucu ktlesi iin kendisinin yaymlad, ou diyalog biiminde ve Platon felsefesi erevesinde kalan, bir iki paras gnmze kadar gelmi olan yaptlar ilk aratrmalardr. Mantk zerine yazlar teden beri Organon (alet) ad altnda toplanmtr. Organon deniyor, nk bunlar yntem sorununu, dolaysyla bilimsel bilgiye gtren aleti incelerler. Aristotelesin en byk baars da bilimsel almay yntemletirmesidir. Bu konuda yazdklar unlardr-Kategoriai (Katogoriler), Peri hermeneias (nerme zerine), Analytika I (Tasm zerine), Analytika II (Tantlama, tanm, snflama ve bilginin zerine), Topika ( Dialektik tasmlar zerine) Peri sophistikon elegkhon (Sofistlerin yanl karmlar zerine), Metaphysika (Metafizik), Physika (Fizik), Peri psykhe (Ruh zerine). Ahlak konusunda, Aristotelesin olduu ileri srlen yapt var-Ethika Nikomakheia (Nikomakhos Ahlak). Devlet felsefesi ile ilgili yaptlar-Politika, Politeia Athenaion (Atinallarn devleti), Rhetorika (Hitabet), Poetika (Sanat retisi).

Her ele ald soruyu sistematik olarak inceler; bunun iin, ilkin, ele alnan konu ile ilgili olgular ve bu konu zerinde daha nce sylenmi olanlar bir araya toplar; bundan sonra, bu olgulara dayanarak kendi anlayn temellendirmeye ve kendisinden nce ileri srlm olan teorileri eletirmeye alr. Onun asl bykl de bu sistemli almasndadr.

Aristotelesten nceki felsefede ilkin doa, sonra insanla ilgili pratik sorunlar aratrlm, Platon bunlara bir de dialektiki (idea retisi, metafizik) katmt. Bylece beliren sorun alannn bana, Aristoteles imdi yeni bir bilimi koyar-mantk (Logike). Ona gre, bu alanda incelemelere girimeden nce, bilimin ne olduu ve yaps zerinde bir aratrma, bilimsel dncenin formlar ve kanunlar zerinde bir reti gerektir. Aristoteles bu balang denemelerini mantnda bir sistem halinde ileyip gelitirmitir. Bundan dolay ona “mantn kurucusu” denir.

Aristotelesin mantnn gz nnde bulundurduu ilk ey, yntem sorunudur. Nasl hitabet karmzdakini ikna etmek sanatn retiyorsa, mantk da bilimsel aratrmann ve tantlamann tekniini retecektir.

Aristotelese gre, ancak bir nerme (protasis, propositio) doru ya da yanltr, dolaysyla bilgi ancak nermelerle kurulur. Bir nermede de hep iki ey vardr-nerme ya iki kavramn birletirilmesi ve ayrt edilmesidir, ya da bir deyidir. Buradan Aristoteles kategoriler retisine varmtr. Aristoteles iin sz, dnlenin bir simgesi, bir iaretidir. Ama kategoriler, dncenin formlar olarak, ayn zamanda varln da formlardr-nk nasl szler dncenin iaretleri ise, dnceler de var olann yanslardr, benzerleridir-nk dncenin doru olmas demek, var olana uygun olmas demektir.

Aristotelesin mant kendi iinde kapal bir sistemdir. Burada, soyut dncenin ok yksek bir aamasyla kar karyayz. Bu soyut kavramlar kurma yeteneini, Aristoteles bilginin her alannda gstermitir. Kurduu kavramlarn salam, ak ve tutarl olmalar yznden Aristoteles, iki bin yl boyunca felsefenin byk ustas saylmtr. Kendisi ayn zamanda bilim dilinin de yaratcsdr; bugnk bilimsel kavramlarmzn, terimlerimizin birou onun formllerinden kmtr.

Aristoteles, metafiziinde Yunan felsefesinin bir ana –sorununu, “grnlerin –fenomenlerin –deien okluu arkasnda birlii olan, kalan bir varlk olmaldr” problemini, sz geen soyutlayc dncesiyle ele alm ve onu gelime kavramyla zmtr. Aristoteles iin “gerek varlk”, fenomenlerin iinde gelien zdr (ousia, essentia). Bu anlay ile Aristoteles, artk fenomenlerden ayr, ikinci stn bir dnya kabul etmez; nesnelerin kavram halinde bilinen varl, fenomenlerin dnda ayr bir gerek deildir, fenomenlerin iinde kendini gerekletiren zdr; z (ousia), “hep olmu olan varlktr”; z, kendi biimlenmelerinin biricik dayanadr, ancak bu biimlenmelerinde “gerek” bir eydir, btn fenomenler de zn gereklemeleridir.

Arlk merkezini olu (genesis) kavramnda bulan Aristoteles felsefesinin, kendisinden nceki felsefelerden balca bir ayrl da, ereklik (teleologie) kavramn esas olarak almasdr.

Aristotelese gre, var olan, form kazanm olan maddedir. Ama madde ile form arasndaki ilinti rlatiftir-Daha aasna gre form olabilen ayn ey, daha yukardakine gre maddedir. rnein tula toprak iin form, ama ev iin maddedir. Bu anlayla gelime kavram, nesnelerin deer bakmndan dzenlenmelerinin ilkesi oluyor.

Felsefenin btn alanlar gibi, doa retisi de Aristotelesin metafiziine dayanr. Madde (salt olabilirlik, dynamis) hareket ettirilen eydir, kendisi kendiliinden hareket edemez. Salt form ise hareket ettirendir. Bu ikisi arasnda da –salt madde ile salt form arasnda –btn varlklar yer alrlar. Bunlar, hareket bakmndan hem etkin, hem edilgendirler. te nesnelerin bu btnne Aristoteles physis (doa ya da evren) der.


5-- Rene Descartes Kimdir

Fransz dnr, yazar, bilim adam ve matematiki. Modern psikolojinin ve matematiin kurucusu olarak kabul edilmektedir. Kendisinden sonraki bilim adamlarna ve filozoflara ilham kayna olan teorileriyle, bilimin gnmz seviyesine ulamasnda byk rol oynamtr. Dnsel alanda matematiksel almlardan yararlanarak, dorudan ortaya kan ve doruluu tartlmaz kesin-mutlak birtakm bilgilerin var olduunu savunmu; bu savn da "Dnyorum, yleyse varm" eklindeki nl sylemiyle ortaya koymutur. Bilimsel devrimin ba aktrlerinden biri saylan Descartes, "Kartezyen koordinasyon sistemi"ni (kartezyanizm) gelitirerek, zellikle dzlem geometrisinin ve matematiin evrimsel srecine ok byk katkda bulunmutur.

Rene Descartes, 31 Mart 1596 tarihinde, Fransa'da, bugn kendi adyla anlan ve Indre-et-Loire'e bal olan La Haye'de, varlkl bir ailede dnyaya geldi. Doumundan bir yl sonra annesinin tberkiloz nedeniyle vefat etmesinin ardndan, Brittany Yksek Mahkemesi'nde yarg olan babas Joachim baka bir bayanla evlendi ve Descartes vey annesi tarafndan yetitirildi. On yana geldiinde, Anjou kentine bal La Fleche'de bulunan ve ileride Avrupa'nn en iyi okullarndan biri olduunu belirtecei, Royal Henry-Le-Grand adl bir Cizvit kolejine gnderildi. Salnn zayf olmas nedeniyle, retmenleri tarafndan yatl okumas ngrld. Kendisini iyi hissedene kadar yatakta kalmasna izin verildiinden, byk ilgi duyduu matematik almalarna arlk verdi. Okulda verilen eitim Latince ve Yunanca zerinde younlat iin, bu dilleri iyi derecede renme frsat oldu; dolaysyla ilerleyen zamanlarda, eski bilimsel ve dnsel almalar incelemesinde bu eitimin byk faydasn grd.
Gezmeye, yeni yerler grmeye ve yeni eyler renmeye olduka fazla merak duyan Descartes, 1612 ylnda, liseden mezun olduktan sonra birka arkadayla birlikte Paris'e gitti. Grkemli ehrin bysne kaplarak, bir sre pervaszca yaad. Ardndan, kendisi gibi matematikle ilgilenen iki arkadayla tesadfen karlanca, onlarn ehre geli amacna uydu ve bilimsel aratrmalara dald. niversite eitimine kadar geen sre boyunca, zellikle arkada Mersenne ile birlikte durmakszn matematik zerine aratrmalar, almalar yapt. Burada bulunduu sre ierisinde, dnemin nl matematikilerinden Mydorge'yle tanmas, ufkunu geniletti.

Eitim hayat boyunca zellikle klasik edebiyat, tarih, retorik ve felsefe alanlarnda kendini gelitirdi. Babasnn ynlendirmesiyle, Poitiers niversitesi'nin hukuk fakltesine girdi ve 1616 ylnda mezun oldu. O dnemde Avrupa kaynayan bir kazan gibiydi. Her yerde dini temelli blgesel atmalar vard ve ok sayda savunma amal askeri birlikler tremiti. Bu siyasi ve toplumsal alkantlar nedeniyle, soylu ailelere mensup genlerin kilise ya da orduya katlmas popler hale gelmiti. Dolaysyla Descartes da, toplumsal statsn salamlatrmak iin orduya katlmaya karar verdi. Liseden mezun olduktan iki yl sonra, 1618'de, Hollanda Prensi Orangeli William ve lkesini spanyol igalinden kurtarmak iin dzenledii seferlerle ilgili heyecanl rivayetler duyunca, macera arayna ve gezme hevesine kaplarak, prensin davetine uydu ve oraya yerleti. Hollanda Birleik ller (Nassau) Prensi olan Maurice komutasndaki Protestan Flemenk ordusuna hizmet etmeye balad.

Asker olarak kayt olduu bu birlikte birka yl geiren Descartes, grevi srasnda, matematik ve fizik konularndaki yaratc yeteneinin farkna varmasn salayacak kii olan Isaac Beeckman'la tant. lk felsefik almalarndan olan "Compendium Musicae"yi 1618 ylnda kaleme ald ve Beeckman'a ithaf etti. 1619 ylnn Kasm aynda, Almanya seyahati srasnda, fizikle ilgili problemlerin zmnde, matematiksel bilgilerden yararlanmak zerine kendisine ait bir vizyon gelitirdi. Descartes'n vizyonu, insanln geliimine mkemmel katk salayacak bilimlerin temellerini kefetmekti. Bu dnem, nl dnrn hayatnda bir dnm noktasyd ve analitik geometrinin geliimi zerine ortaya ataca teorilerin dnsel dzlemini oluturduu bir sreti. Hayatnn geri kalan blmn de, matematikle doa arasndaki gizemli ba zmeye adayacakt. St. Augustine'in (354-430) "zgr irade" kavramyla ilgili de almalar yapan filozof, Tanr'nn iradesiyle eit tuttuu insan iradesinin, doal bir yaradl zellii olarak, Tanr'nn iradesinden bamsz olduunu ortaya atan teori zerine derinlemesine dnd.

Orange Prensi'nin hizmetinden ayrldktan sonra bir sre Danimarka, Polonya ve Almanya gibi baz Avrupa lkelerini dolaan Descartes, Otuz Yl Savalar'nn balad dnemde yeniden askeriyeye dnd ve bu defa Bavyera ordusunun Katolik Dkne hizmet etmeye balad. Askeri bir grev iin Ulm'de bulunduu srada, bilimlerin birliktelii zerine bir metodoloji gelitirdi. Askerlik yaam sresince scak arpmaya girmeyen Descartes iin bu dnem, "byk bir tembellik ve derbederlik" ierisinde, sadece dnmeye, gezmeye, aratrmaya ve retmeye ynelik kazanlar salad bir dnemdi. Dnsel eylemlere ve eitli bilimlere olan merak gittike artan dnrn en byk amac, dnyay gezmek ve evrenle ilgili somut gereklere ulaabilmekti. Bu yzden hayat boyunca pekok yer gezmi, orduda yer alm, bu srete birbirinden farkl statdeki ve yaradltaki insanlarla uyumaya alm, birok konuda deneyim kazanm ve kendini deiik koullarda test etmiti. 1619 ylnn Kasm aynda, mineli scak bir odada, ileride stne simgesel anlamlar ykleyecei ve yaamnn dnm noktas olarak deerlendirecei nl ryasn grd.

1621'de, askerlik grevine Macaristan mparatorluk ordusunda devam etmeye balad. 1622 ylnda, Fransa'ya geri dnerek Paris'e yerleti; bir sre de Britanny'de kald. Ertesi yl ailesinin yanna Poitou'ya giderek, annesinden zerine kalan tm mlkleri satt ve hayatnn geri kalann refah iinde geirebilmek; aratrmalarn, almalarn yaparken maddi sknt ekmemek iin tm gelirini (27.000 livre) bonolara yatrd. Ayn yl talya'ya doru bir seyahat gerekletiren dnr, 1627'ye kadar Paris'te ikamet etti.

1628'de, Hollanda'ya geri dnerek 1649 ylna kadar, dnsel, bilimsel ve yaznsal dehasnn en verimli dnemini burada geirdi. zellikle matematik, geometri ve felsefe zerine r aacak teoriler retti; bulular ortaya koydu, nl kitab "Treatise on the World" (Kurallar) yazmaya koyuldu. Burada bulunduu srada, Kardinal Berulle ile tant ve dnsel teorilerini hayata aktarma konusunda, onun zengin ufkundan yararland. Der yandan da, hibir zaman ban koparmad arkada Mersenne ile yazarak, almalaryla ilgili fikir alveriinde bulundu. Beeckman ile dostluunu srdrd ve Mydorge, byk Frans von Schooten, Hortensius, Huygens gibi bilim adamlaryla iletiim kurdu.

Sonraki iki yl boyunca, Franeker ve Leyden'de, olgunluk (matriklasyon) zerine dzenlenen snavlara girdiyse de, herhangi bir derece almakla ilgilenmedi. 1633 ylnda, nl fiziki Galileo'nun, Roma Katolik Kilisesi tarafndan, dnyann yuvarlak olduunu iddia ettii ve dolaysyla kilisenin yanl bilimsel kanlarn ykmaya alt iddiasyla mahkum edilmesi nedeniyle, Descartes, drt yllk bilimsel bir almann rn olan "Treatise on the World" (Kurallar) tamamlam olmasna ramen, yaymlamaktan vazgeti (Kitap lmnden yllar sonra, 1701'de basld). Ayn dnemde, "Le Mond"un taslak almasn bitirdi; fakat bunu da yaymlamad.

Descartes hayat boyunca evlenmese de, birlikte yaad ve eskiden hizmetisi olan Hollandal sevgilisi Helene'den, 1635 ylnda Francine adl bir kz ocuu dnyaya geldi. Ancak, Francine'in hayat ok ksa srd ve 1640 ylnda, be yandayken hayatn kaybetti. Bu lm, nl dnr derinden sarst.

Descartes matematik ve felsefe zerine younlaan almalarnn meyvelerini vermeye devam ederek, bilimsel deeri ok yksek birok eser kaleme ald ve bunlar yaymlad. 1637 ylnda, "Sylem" adl eserini imzasz olarak yaymlad. 1640'da ise, "Meditasyonlar" kard. 1643'de, Utrecht niversitesi tarafndan sakncal bulunan "Kurallar", yerel otoritelerce, ateizm eleri ierdii gerekesiyle dnrn mahkum edilmesine neden oldu. ki yl sonra ayn niversite, eser hakknda yaplacak tm yanl/yansz yorumlar yasaklayarak, "ntr sansr" uygulamas getirdi. Ayn dnemde, Bohemya Prensesi Elizabeth'le uzun bir zaman devam edecek olan yazmalar balad. Prensesle, bata matematik, geometri, tp, felsefe, metafizik olmak zere eitli bilim dallarndan siyasete kadar pekok konuda fikir alveriinde bulundular. Prensese ithaf ettii "Felsefenin lkeleri" adl kitabn 1644'de Amsterdam'da yaymlad (Eser 1647 ylnda Franzcaya evrildi). Ardndan Paris'e geen Descartes, nl matematiki ve fiziki Pascal ile buluarak, yeni almalarn ve grlerini onunla paylama frsatn yakalad. Bu srada, Fransa Kral tarafndan kendisine sunulan ikametgah ve yllk gelir teklifini, almalarn bamsz ve esnek bir ortamda srdrebilme maksadyla geri evirdi.

1649 ylnda, "Ruhun Tutkular" adl kitabn tamamlad ve yaymlad. Ayn yln Kasm aynda, eserlerinden ok etkilenen ve onun dehasndan yararlanmak isteyen sve Kraliesi Christina'nn ricasn krmayarak, ona uzman olduu konularda ders vermek zere Stockholm'e yerleti. Ancak kralienin talebi dorultusunda derslerin, sabahn olduka erken saatlerinde yaplmas nedeniyle, hayat boyunca ge kalkmaya alkn olan Descartes'n fizyolojik dengesi bozuldu. Bunun yan sra, yabancs olduu ar souk iklime uyum salayamayan vcudu bitkin derek zatrreeye yakaland ve nl dnr, 11 ubat 1650 tarihinde, 54 yanda hayatn kaybetti. Son szleri, "te byle ruhum, ayrlma zaman geldi" oldu. Baz aratrmaclar, ayn hastalktan tedavi gren Fransa bykelisi Dejion A. Nopeleen'e hastabakclk yapt iin, hastaln Descartes'a da bulatn iddia ettiler. Ancak sonralar, doktor Eike Pies'in incelemelerine gre, nl dnrn, kulland arsenik yznden vcudunun zehirlenerek zayf dt ortaya kt. Descartes'n mezar, 1667 ylnda anavatan olan Fransa'ya, Paris'e tanmtr.

Descartes, Batnn o zamana kadarki dnsel birikimini altst etmi; bilimde ve zellikle matematikte byk gelimelere neden olan dnceleriyle yeni bir r amtr. Dinsel egemenliin, anlamsz atmalarn ve modern dncelere ynelik hogrden uzak, banazca tutumlarn hkm srd; ayn zamanda, Avrupa'nn dnsel, sanatsal ve kltrel kabuk deiiminin gerekletii bir dnemde yaad. Birok alanda hayata geirilen atlmlara, dnce ve eserleri ile elik etti. Ortaa tarihe gmerek, modern bilimin rnesansn ina edenler arasnda yer ald. Ulusuluk anlaynn gl ykseliine ramen, insanln "bilimsel dnce" ile "akl" ekseninde ortak bir paydada buluabileceinin altn izdi. Felsefeye getirdii farkl ve yeniliki bak asyla, modern felsefenin temellerini att. Bu alandaki ilk almas, geometri, meteorlar, optik ve metot eklinde drt blmden oluan "Denemeler" adl eseridir.

Matematiksel zm yntemlerini felsefeye uyarlamaya alan Descartes, temeli Yunanl filozof Socrates tarafndan atlan ve zellikle matematikle dier pozitif bilim dallarnda uygulama sahas bulan "tmevarm" metodunu, kendi dnsel felsefesine adapte etmitir. Mutlak bilgiye ulamakta, Antik a Yunan dnrlerinden kalan "pheci" (septisizm) bak asn yntem edinerek, bata matematik ve analitik geometri olmak zere, birok alanda eitli bulular ortaya koymutur. Tm dsal faktrleri bir kenara ayrarak, spheci analizlerle, mutlak ve kesin doru bilgilerin varln savunmutur; ki ona gre, bu zellii tayan tek ey "dnce"dir. Doruluu tartlamaz tek bilginin dnce olduunu; dolaysyla dier mutlak bilgilerin de bu dncelerden trediini ortaya atmtr. "Kuku etmek dnmektir" eklinde bir karmda bulunan Descartes, varl kesin olan tek ey dnmek ise, dnebilen bir yaratk olarak phe gtrmez tek gerein "varlmz" olduunu belirtmi ve tmevarmsal bu bilgi kanunu, "Dnyorum, o halde varm" (Cogito, ergo sum; je pense, donj je suis) eklindeki nl tmcesiyle ifade etmitir. Elindeki bu ilk bilgiyi, salam bilgi olarak grm; artk yapmas gereken tek eyin, dier bilgileri bu ham bilgiden tretmek olduu sonucuna ulamtr. Bu sonucun k noktas ise, bireyin znelliidir. nk, varl ifade eden dnce, zaten bireyin kendisinde mevcuttur. Bu ham bilgiyle yola kan birey, dier mutlak bilgileri bundan tretebilir. Dncenin zdd ise, bedendir. Bu nedenle, dnemin hakim kyafet ekli olan yeil ipek giysileri bir kenara atarak, bedenini arka plana atmak istemi ve dncenin basknln simgesel olarak ifade etmek maksadyla da, siyah giysileri tercih etmitir.

Geli as ile gidi asnn birbirine eit olduunu kefederek, optiksel yansmann temel kanunlarn gelitirmitir. Cebiri, geometri zmlemelerinde kullanm; "Kartezyen" teoremini ortaya atarak, analitik geometrinin geliimine byk katk salamtr. "Eri"lerin snflandrlmasnda, onlar ortaya karan denklemleri baz almtr. Matematiksel ve geometrik problemlerin zm iin kurulan denklemlerde, "x, y, z" gibi alfabenin ok kullanlmayan son harflerini bilinmeyen okluklar, "a, b, c" gibi ok kullanlan ilk harfleri de bilinen okluklar ifade etmesi iin kullanmtr.

Descartes, tm almalarnda ve aratrmalarnda, doru bilgiye ulamak amacyla, karmaklktan uzak durmaya ve hereyi basite indirgemeye almtr. Bulduu her bilgiye kukucu bir tavrla yaklamtr. Bu konudaki dncelerinden, 1637 ylnda kaleme ald, "Metot zerine Konuma"da bahsetmitir. Bilim dallarnn pratik hayattaki ilevlerinin birbirinden farkl olduunu vurgulayan dnr, sadece baz ortak yntemlerin farkl amalar iin uygulanabileceini ngrm, dolaysyla bilimlerin birlikteliini savunmutur.

"Hibirey kefedilemeyecek kadar uzak olamaz" diyen Descartes, evrenle ilgili dncelerini de bu gr erevesinde ekillendirmitir. Ona gre, evren bir bilmecedir ve zm olmayan bir bilmece yoktur. Bu dorultuda ihtiya duyulan tek ey, doru bilgilere sahip olabilmektir ki, tm pozitif bilimler de zaten bu ihtiyaca hizmet etmek iin varolmutur. Dneminin alkanlklarnn tam tersine, btn bilimsel deeri olan kitaplarn Latince yazld bir yzylda, eserlerini Franszca olarak kaleme almtr ve "saduyu"su olan her insann rahata anlayabilecei kadar basite indirgenmi bir dil kulanmtr.

Descartes'a gre gereklik, z dnme olan bir "zihin" (soyut) ile z evrende bir yer kaplayan ve greceli bykl olan "madde" (somut) eklinde ikiye ayrlabilir. Bu anlamda dnr, her zaman iin zihni maddenin nne koymutur. Onun dnce sisteminde, birtakm kavramlarn, bilgilerin kayna, yaratltr. Yani bunlar, doutan gelen ve doruluu, varl tartlmaz gerek bilgilerdir. Ona gre, Tanr, zihin ve madde kavramlarnn varl kesindir ve doruluu su gtrmez bu kavramlar doutan gelir; sonraki deneyimlerden kaynaklanmaz. Felsefede mutlak bilgiye ulamann tek yolu, kuku edilmeyecek, ak ve net bir nermeye ya da kavrama varncaya dek, hereyden kuku duymaktr.

Fizik ve doa kanunlar ile ilgili almalar da yapm olan Descartes, 1644 ylnda Latince olarak kaleme ald "Principia Philosophia" (Felsefenin lkeleri) adl eserinde, "evrimler Kuram" adn verdii teorisiyle, evrenin yaps ve doa kanunlarnn ileyii ilgili arpc bilgiler ne srmtr. Ondan sonra gelen nl fiziki Isaac Newton iin bu teori, temel bilgi kayna olmutur.


9--Immanuel Kant Kimdir

Immanuel Kant, 22 Nisan 1724 Knigsberg – 12 ubat 1804 Knigsberg tarihleri arasnda yaam olan nl Alman filozofudur. Alman felsefesinin kurucu isimlerinden biri olmu ve felsefe tarihinin kendisinden sonraki dnemini belirleyici olarak etkilemitir.

Immanuel Kant'n Hayat

Kant, eletirel felsefenin babas olarak kabul edilir. Dou Prusya'nn Knigsberg (Kaliningrad) kasabasnda dodu. Hep burada yaad. niversite eitimi srasnda birka yl rencilere zel dersler verdi. Eitimi srasnda Leibniz ve Woolf'dan etkilendi. 1755 tarihinde doent derecesi aldktan sonra niversitede eitli sosyal bilimler alanlarnda dersler vermeye balad. Kant balangta fizik ve astronomi alannda yazlar yazd. 1755 ylnda "Evrensel Doal Tarih ve Cennetlerin Teorisi" adl eserini yazd. 1770 ylnda Knigsberg'de mantk ve metafizik krssne atand. 1770'den sonra Hume ve Rousseau etkisiyle eletirel felsefesini gelitirdi.

Immanuel Kant'n Felsefesi

Modern felsefenin geliim seyrine uygun olarak bilgi kuramn n plana kartmtr. Kant'n gznde bilim, nclleri kesin olan ve yntemleri, ancak Hume'unki gibi felsefi bir kukuculuk benimsendii zaman sorgulanabilen evrensel bir disiplindir. Bilim yanszdr ve nesneldir.

O, felsefedeki ilk ve temel misyonunun bilimi temellendirmek, daha sonra da ahlakn ve dinin rasyonelliini savunmak olduuna inanmtr. Bu amac gerekletirmek iin, hem Descartes'n rasyonalizminden ve hem de Hume'un empirizminden nemli grd eleri alarak, transsendental epistemolojik idealizm diye bilinen kendi bilgi kuramn gelitirmi, ykselen bilimin felsefi temellerini gsterdikten sonra, zgrlk ve dev dncesine dayanarak Hristiyan ahlakn savunma abas vermitir. O, fenomenal gereklikle, yani bizim duyular araclyla tecrbe ettiimiz dnya ile numenal gereklik, yani duyusal olmayan ve hakknda bilgi sahibi olunamayacak dnya arasnda bir ayrm yapmtr.

retisiyle bilimsel bilginin olanakl olduunu gstererek, Newton fiziini temellendirir, fakat varln genel ilkeleri, Tanr'nn var oluu, ruhun lmszl gibi konular ele alan geleneksel metafizii olanaksz hale getirir. nk, metafizik alannda, ruh, Tanr, evren kavramlarn dndmz zaman, burada duyu-deneyi tarafndan salanan malzeme bulunmaz. Bilginin iki temel esinden biri olan deney, tecrbe esi metafizik alannda sz konusu olmad iin, akl burada antinomilere der. yleyse metafizik alannda bilimsel bilgi olanakl deildir. Bununla birlikte, Kant grn-gereklik ya da fenomen-numen ayrmn insan varlna uygulayarak, ahlak olanan kurtarr.

10--Gottfried Leibniz Kimdir

Leibniz, Gottfried Wilhelm (1646-1716); nl bir Alman filozofu, bilim dnyasnn en nemli sistemci dnrlerinden biridir. Matematik, metafizik ve mantk alanlarnda ileri srd yeni dnce ve grleriyle tannr.

Leibniz, Leipzig'de dodu. Babas buradaki niversitede ahlak felsefesi dersleri veriyordu. Leibniz babasnn lmnden sonra okuldan karak kendi kendini yetitirmeye balad. Tarihe kar byk bir ilgi duyuyordu. 8 yana geldii zaman Latinceyi renmiti. 12 yanda ise Yunanca renmeye balad. Bir yandan da mantk bilimiyle ilgili kitaplar okuyordu. 15 yanda Leipzig niversitesi'ne girdi. Almanya'da felsefe tarihinin kurucusu saylan Jakob Thomasius'tan felsefe okudu. 1663'te Jena'ya giderek buradaki nl matematik bilginlerinden ders ald.

Leibniz, 25 yana geldii srada yaynlanm birok nemli eseri vard. Bir ara politika ile ilgilendi, bu konuda da baz eserler verdi.

Politika almalar hibir zaman Leibniz'in felsefe ve matematik alanlarndaki almalarna engel olmad. Leibniz 1672 ylnda, 26 yanda ileri modern matematik almalarna balad. Bundan 3 yl sonra Isaac Newton'dan bamsz olarak Calculus'un temel teoremini kefetti (Fundamental Theorem of Calculus). Pek ok yl Leibniz ve Isaac Newton taraftarlar arasnda kimin Calculus'u kefettiine dair bir tartma olsa da uan Leibniz ve Isaac Newton Calculus'un babalar olarak kabul edilmektedir.

1700'de grevini brakarak Viyana'ya gitti, 1714'de kadar bu ehirde yaad. 1700'de bir davet zerine, Berlin'e gitti. Berlin niversitesi'nin kurulmasn salayarak niversitenin ilk mdr oldu.

1711'de grevini brakarak Viyana'ya gitti, 1714'e kadar bu ehirde yaad. 1712'de Leibniz'e baron payesi verildiyse de drt yl sonra Hannover'de ld zaman fakir bir adam gibi gmld. Onun arkasndan alayan tek adam olan, arkada J. G. von Erckhart, sonradan yazd hatralarnda bu cenazeyi, 'lkesinin erefini temsil eden bu adam, bir dilenci gibi topraa verildi'

Yorumlar

Adınız :

E-Mail Adresiniz :

Yorumunuz :

Yorum yapılmamış.